Yapasım Gelir


Bir gün yola çıkıp avaz avaz bağırasım gelir Elime taş alıp gördüğüm tüm camları kırasım gelir Cebimden çıkarttığım bütün kağıt paraları tümletip Bozdurmadan harcıyasım gelir Bir gün ceketimi alıp evden çıkasım gelir Kendimi dağlara bayırlara vurasım gelir Güzel olması kaidesiyle üçü veya dördü Yoldan geçen kızlara laf atasım gelir İçimden sevmediğim tüm insanları karşıma alıp Kalbimden geçenleri bağıra bağıra söylemek Düşündüğüm tüm inançları Kalemimin ucundan yazıya dökmek gelir Bana bunları anımsattılar ya; Sezai Karakoç'u aralarından çıkarıp İkinci Yenicilerin yüzüne tüküresim

Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna


İçeriği bol ölümlü ve aşk olan bir Sabahattin Ali romanını tanıtmak üzerine tekrar karşınızdayım. Roman içerisinden spoiler veriyor bu diye çıkışmayın çünkü; Ekşi sözlük, İtüsözlük vs. ve Türk Edebiyatla ilgili argümanlara baktığınızda Sabahattin Ali’nin açıklamasında “katil” tanımlaması yer alıyor. (Bu giriş yazıma karşın derin spoiler içeren bir yazı olduğunu söyleyebilirim. Fakat romanın değerlendirilmesi açısından bahsedilmesi gerekiliyor. Yazıyı okumanız romanı okumanıza engel olmayacaktır fakat ben yine de spoiler ihtimali içeren yerleri kırmızı yapıyorum.) Hayatı boyunca yazdığı 3 romanından 2 sini okuduğum Sabahattin

Yıldızlarımız


Geleceğe dair hayallere dalmıştık. At gözlüğü geçirilmiş sokaklarda, Hepsini kucaklayabilecekken, Tek tük seçebiliyorduk yıldızları. Kaçamıyorduk Yıldızların parlaklığını, Sokak lambalarının örttüğü, Bu yoz şehirden. Çağırıyordu bizi yalanına. Sahi, kaçamaz mıyız? Olduramaz mıyız betondan uzaklarda, Bir sen Bir de çocuklarımız. Kaçabiliriz! O, bize yol göstermesi için Yarattı, afaktaki fenerleri. Şehrin ışığını geride bırakalım. Uzanalım bizi bekleyen fenerlere. İşte o zaman, Uçsuz bucaksız deryalarda yıldızlarımız olur.                                          Y                                                                                                 I                                                           L                            D                                                                             I                                                                                                                 Z                                                     L                                                                             A                                                                                                  R                                                                I                                  M                                                                    I                                                                                           

Suriyeli Mülteciler Destanı


Top güllelerinin mahallatımıza pervazlandığı bir vakitte terk ettik memleketimizi, İdlib yıkılmadan önce bizim için Edirne gibi huzurluydu söyledikleri Siz ezelden bataklıktan farksız belleseniz de, bizim vatanımız orasıydı belliki Ne kadar istemeyerek de olsa vazgeçmek vâcibe eyledi!

Tebessüm


Camiye yakın bir kafenin önünde sendeleyip düşüyorum. Her zaman umurumda olan insanları bu sefer kaale almıyorum. Düşmemi perdeleyecek davranışlardan ya da düşmemiş gibi davranmaktan uzak bir haldeyim. Kabul ediyorum ki, düştüm. Sırt üstü uzanıyorum tıpkı okulun bahçesinde çimlerin üzerine yığılan isyankâr bir üniversite öğrencisi gibi. Kendimi, bunu neden daha önce yapmadım, diye sorguluyorum. Yere uzanmanın keyfini ellerimi başımın arkasında birleştirip gökyüzüne bakarak sürdürüyorum. O, bakışlarından tedirgin olduğunu düşündüğüm insanların hiçbirinin, benim kafenin bahçesinde bulunan masaların arasındaki bu “keyifli” anımı umursamadıklarını görüyorum.

» interrail nasıl yapılır



İnterrail kafası

tarihinde buyurdu Metin Yazargeçer , Genel | 2 yorum

“Abi, bir bilet alıyormuşun, Avrupa’yı baştan aşağı dolaşıyormuşun” cümlelerine “hadi canım”larla karşılık verilerek başlayan sürecin adına Pre-İnterrail öncesi safha diyoruz. Fikir aşamasında sayıca kalabalık olunan Pre-Interrail aşamasından Interrail aşamasına geçişte  “ben gelirim”, “ben de”, “ben de”li cümlelerin sahiplerinin bir bir eksildiğini göreceksiniz. Üzülmeyin. Gezi için ideal kişi sayısının 3 olması gayet yerindedir. Yazının sonraki bölümlerinde 3 sayısının önemini daha iyi anlayacaksınız.

Pre-Interrail süreci çetrefillidir. Realist bakış açısına sahip “Baltalı İlah” rolüne bürünmüş arkadaşlarınız hayallerinizi baltalamaya adeta and içmişlerdir. Bunun sizi yıldırmasına katiyetle izin vermeyin efendim. Şunu aklınızdan bir an olsun çıkarmayın: Ömrünüz boyunca unutamayacağınız bir ton anı ile geri döneceksiniz, yeterince fotojenik iseniz bir ton da fotoğrafla. Ayrıca “Madame Tussuad Amsterdam”da karanlık Ortaçağ’ın ellerine verdiği  “baltalarla” Avrupa’yı dehşete boğan Töton Şövalyeleriyle çekileceğiniz tek bir kare, arkadaşlarınız toplandığı baltaseverler derneğinin köşesinde anlamlı bir görüntü oluşturacaktır.

Pre-Interrail sürecine -detaylı bir şekilde- ilerleyen yazılarımda döneceğim, ama ilk başta Interrail nedir, ne değildir sorularını cevaplayalım isterseniz.

Nedir bu Interrail? 

Avrupa Demiryolları İşletmelerince uygulanan ve ucuz ulaşım olanağıyla Avrupa’yı alt üst etmenizi sağlayan muhteşem bilet sistemine verilen isimdir bu Interrail.

Edindiğiniz bilet; istediğiniz yerde, istediğiniz zamanda,istediğiniz trene binme imkanı verir.

Interrail bir tur değildir arkadaşım. Mesela üç kişisiniz ve bileti aldıktan sonra bir gruba dahil olup rehber eşliğinde gezeceğini düşünüyorsunuz, sizi derhal Japon vatandaşlığına geçiş işlemleri için sağınızda bulunan sıraya alayım. Interrail sistemi ile “Asya Tipi Tatil Biçimi” arasında dağlar kadar fark vardır.

Bilet size mahsus ve kullanımı -tabi aldığınız biletin türüne göre değişmekle beraber- tamamen size aittir. Interrail biletiyle yolculuğunuzu istediğiniz trenle yapabilirsiniz. Yani, sadece Interrail yolcularının bindiği özel tren diye bir durum söz konusu değil. İleride açacağım ama burada ufak bir not düşeyim, bazı trenlere rezervasyon yaptırmanız gerekli. Bu da size ekstra ücret olarak yansımakta. Bunun nedeni tren hattının yoğun olmasından dolayı yer bulamama durumu ve bazı hatlardaki trenlerin lüks ve aşırı hızlı olması. Bu ek ücretler 3-4 €’dan 30-40 €’ya kadar çıkıyor. Bu ekstra gideri minimum seviyede tutmanız için ayrıntılarıyla açacağım bu rezervasyon işini.

Biliyorum biletten beklentiniz çok fazla, buraya kadar okuduktan sonra aklınızda böyle bir soru olacağını sanmıyorum ama hani, ilk duyduğunuzda aklınıza gelmiş, buraya kadar okuduktan sonra da bastırmaya çalıştığınız bir soru olabilir. Ben bu soruyu su yüzüne çıkartıp kafalarda en ufak bir soru işareti kalmamasını sağlayayım isterseniz. Interrail bileti maalesef konaklama gibi bir hizmet de sunmuyor. Bu sadece bir bilet. Akbil gibi düşünün. 5, 10 basımlık ya da sınırsız gibi seçenekleri mevcut.

(TCDD ya da Gençtur’u karıştırdıysanız sonraki bölümü hızlıca geçebilirsiniz. Interrail hakkında bilgisi olmayanlar detaylı incelerse yerinde olur, kapito) Devamını Oku