İnsanlar ve Maymunlar



   Dünyanın kuruluşu yüzyıllarca tartışılmıştır. Kimileri bigbang oldu demiş kimileri Allah yarattı. İnsanların ve diğer canlıların var olmaları için de çeşitli rivayetler mevcut. Kimileri Allah yarattı diyor, kimileri iki oksijen bir karbondioksit birleşti diyor kimileri de evrimleşme oldu diyor. Sonuç olarak insanlar da var oldu diğer canlılar da. Ne olmuş olduğunun da pek bir önemi yok bu Dünya’da insanlar da yaşıyor maymunlar da. Darwin demiş ki insanlar maymunlardan geliyor diye. Çoğu insan Darwin manavda elma, armut satan adam dedi onun söylediklerini tamamen reddetti. Belki canlılar öyle oldu belki öyle olmadı ama biz bu teoreme hep ön yargıyla yaklaştık. Olur mu öyle şey dedik. Maymunlar pis, kıllı, iğrenç hayvanlar bizimle ne alakası var dedik. Sırf onları aşağıladığımız için bu hipotezi kurulurken reddettik. İnsanların ön yargılı yaklaşmalarının tek sebebi maymunları hor görmesiydi. 20. yüzyıl düşünürlerinden Necip Fazıl KISAKÜREK olaya farklı bir noktadan yaklaştı “maymundan gelmedik belki ama maymuna gittiğimiz kesin”. Darwin genetiksel olarak insanları maymuna benzeterek, insanların maymundan geldiğini iddia etti ama olaya tersinden bakmadığı için yanıldı belki. Belki de evrim var ama Darwin’in hesaplarının tam tersi şeklinde işliyor, “Maymunlar insanlardan geliyor.” Yani demek istediğim her insan yanlışlıklara %100 girdiği anda maymuna dönüşüyor. Şu anki maymunların hepsi yani eskiden insanmış ve maymun olmayan insanlar da maymuna dönüşme aşamasındalar. Bir çok insana dikkat ederseniz sırtı-göğsü baya kıllanmaktadır,  kadın erkek fark etmeden. Bunlar evrimin gerçekleştiğinin alametidir. Aşağıdaki kıssalardaki insan tiplemeleri evrim geçirmeye başlamış veya etrafındakileri de maymun ederek toplumsal evrimi başlatmış bireylerdir.

   V1 : Ayda bir sevgilisini değiştiren kız son ayrıldığı erkek arkadaşına da “benden umudunu kes ben başkasını bulacağım bu duruma hazır olman lazım şimdiden kendini hazırla” der. Kız her çıktığı erkekten ayrılırken bu sözleri sarf etmektedir. Ayrılırken de ayrıldığı bütün erkeklerin kendisine kör kütük aşık olduğunu zanneder. Kendisinin çok güzel olduğunu bu yüzden her ayrılıktan sonra kendisinin daha iyi birilerine layık olacağını düşünmektedir. Ayrıldığı erkek arkadaşının arkadaşlarına ise “bu kızlar çok fenalar ayrılır ayrılmaz başkalarını buluyorlar” der fakat kendisinin ne yaptığının farkında değildir kısacası saftır. Ayran gönüllü olduğu için doğru düzgün bir dikiş tutturamamıştır. Bu yüzden de sosyal paylaşım sitelerinde sürekli Mevlana’nın sözlerini paylaşmaktadır. Bazen kendi sözlerini de yazar sevginin insana zarar verdiğinden, sevginin insanın istediği şekilde gitmediğinden falan yakınır. Ara sıra ayrılmış olduğu sevgilisi için alttan battle’lar yapar. Fakat sevgilisi ne bunları hak edecek işler yapmıştır ne de öyle birisidir. Kız ayrılmıştır oysa ki ama kendince senaryolar uydurmaktadır asıl kız. Facebook’taki kardeşi saydığı, abisi bildiği abazanlar da bu yazılanları beğenirler. Kızımız Yazdığı duygusal cümlelerin sonunda hep “…” yı kullanmıştır. Kendisini o kadar çok kaptırmıştır ki sonuna “.” , “;” gelecek kısımlara bile üç nokta atmaktadır. İyice saçmalamaya başlamıştır; dilekçe yazarken, afiş hazırlarken, soru cümlelerinde her kendine uygun gördüğü yerlere “…” koymuştur. Neden üç nokta arkadaşım duygusalsın madem “,” koy “;” koy bunlar daha büyük anlam ifade ediyor, hem cümleye küçük harfle de başlıyorsun ne güzel işte hem de devam ediyor izlenimini yansıtıyor “,” . Virgül umut verir insanlara “…” gibi sonunun nereye varacağı bilinmez değildir. Şereflidir, asildir virgül. Eski erkek arkadaşıyla aynı sınıfta bulunan kıza hocası şiir yazmasını istemiştir. Kız yine eski erkek arkadaşına hitaben göndermelerle dolu bir şiir yazmıştır. Ardından “kimse üstüne alınmasın” demiştir. Kardeşim madem üstüne almayacak, kimse ders çıkartmayacak, kimse kendine pay biçmeyecek niye yazıyorsun şiiri veya yazıyorsan da niye okuyorsun. Okursan alınır millet üstüne tabi ki. Çıkmaya başlayacağın erkeklere de 2 ay sonra ben senden belki ayrılırım diyormuşsun ne iş? Ayrılacaksın madem niye çıkıyorsun veya ayrılacaksan da içinde tut yapacaklarını da kimse bilmesin. Sürpriz olsun o zaman daha etkili olur belki. Bir gün seviyorum diyormuşsun iki gün süründürüyormuşsun sonra yine seviyormuşsun anlayamadık seni. İlk gün sen mükemmel bir erkeksin dediğin adamlara son gün sen bana layık değilsin diyormuşsun. Çok aşığım diyerek ayrıldığın sevgilinden sonra bire 40′ı çıkmadan (7′si) yeni birine aşık oluyormuşsun. Eski ayrıldıklarına da arada umutçuklar veriyormuşsun. “Çok yalnızım” , “ne yapacağım bilemiyorum” , “çok mutsuzum” vs. diyerek. Ertesi gün yine onlara siz benim kulvarımda değilsiniz diyormuşsun. Kurt adam gibi misin birader gece dolunayda aşık oluyorsun sabah güneş doğunca postalıyorsun milleti. Sonra gece vakitleri yolda tek yürüyormuşsun, arkadan eski erkek arkadaşın yürüyormuş sen bir anda takip mesafesini 1 metreye düşürüyormuşsun yanına gelmeyince de boğa gibi kızıp çıta gibi koşuyormuşsun. Eve gidince de niye yanıma gelmiyorsun insan bir arkadan laf atar diyorsun. Madem posta koyuyorsun adamlara sonra niye geri istiyorsun. Gönlünü eğlendirecek adam mı yok sana. Sana böyle yapmışsın diye soranlara da “öyle de olmuyor ki” diyormuşsun. Nasıl olacak peki bu iş. Bütün dağlar senin isteğine göre mi şekillenecek. Simcity mi oynuyorsun yoksa istediğini tutup istediğini bıracaksın. Kimsin lan sen kimsin ulan! Gece vakti tamamen irtibatı koparmaya gittiğin eski arkadaşınla helalleşmeye gidiyormuşsun. Sana helal eder mi lan hakkını her şeyi yap, konuşmaya tenezzül etme, oyala, dolandır, süründür, hopla, zıpla sonra da gel kedinin ciğer istemesi gibi hak hukuk dilenciliği yap. Bu sefer ters duvara tosladın birader. Dua et de evrim teorisi gerçek olsun yoksa kul hakkı olduğundan hacılığın kabul olmuyor.

   V2 : Bir erkeğe öne çıkan bir özelliğini tatlı ve masum bir dille söyleyen kız. (saçların çok güzelmiş gerçekten baksana benimkiler hep döküldü). Söylenen erkek kızın ismini bile bilmemektedir. Hatta ismini 1 hafta sonra anca öğrenir. Çünkü başlarda kıza karşı bir şey hissetmemektedir. Yalnız günler geçtikçe oluşan sevgi günden güne artacaktır. Kız erkeği ilerleyen günlerde maymuna çevirecektir adeta. -olay gününe Flash back- Erkek  saçlarının çok güzel olduğunu kızdan duyunca kendi kendine “bu kız galiba benden hoşlanıyor” der. Kızın güzelliği ve şirinlikleri karşısında erkek kıza  yavaştan aşık olur. Gün geçtikçe erkeğin sırt bölgelerinde kıllar uzamaya başlamıştır çünkü erkek maymun olacaktır, evrim başlar. Kız erkeği maymun etmek üzere ara ara numaralar oynar. Erkek de kızı elde etmek için yakınlaşır. Ders notlarını bahane ederek kızı da kendini de yağmurda ıslatır. Eline hiçbir şey geçmez sadece oluşan aşk biraz daha büyür. Erkek her şeyin zamanının geldiğini anlar ve teklif eder. Bunca şeye rağmen “kız ben odunum kimseyi sevemiyorum” diyerek erkeği reddeder.  Erkek perişan bir hale düşer. Bu aşamada evrim tamamlanmaya yakındır. Fakat erkek sinirle gider sırtındaki kılları keser (yani kızdan kendini uzaklaştırır). Böylece evrim gecikmeye uğrar. Kız da evrimin durmasını önlemek için belirli periyotlarda belirli testler uygular. 1 ay boyunca mesaj atmayan erkeğe gece 3.35 sularında “uyuyor musun” diyerek mesaj atar. Erkek uyuyor olduğu için cevap veremez. Sabah erkek mesajı görür ve bu mesajdan sonra kızın kendinden hoşlandığını düşünür. Hemen mesaj hakkı olmayan hattından kıza mesaj atar “hayırdır diye”. Kız maymununa muz verir “ya akşam buhranlıydım ama şimdi iyiyim saol” . Erkeğin kılları yeniden uzamaya başlar. Ağız yapısı hafiften maymuna benzemektedir. Erkek yeniden vazgeçmiştir. Fakat 1 ay sonra GS-FB derbisinin olduğunu unutmuştur. Derbinin olduğu gece kızdan mesaj gelir “maç kaç kaç bitti” diye. (Burada şimdi iyi niyet mi var? Başka soracak adam yok mu? Var tabi ama amaç evrim işte!) Çocuk yine maymunlaşır ama bu sefer işini garanti almak ister. Kıza hemen bir şarkı besteler. Gider sunar kıza, gelen cevap düşündürücüdür: “SAOL” . Sadece saol, teşekkürler demekle yetinmiştir kız. Böylelikle evrim tamamlanmış olur ve bir maymun daha hayatımıza kazanılmıştır. Aylar sonra kız senin sevgilin niye yok diyen birisine “Adam gibi adam çıktı da biz mi kabul etmedik” demiştir. Haklıydı çünkü karşısına çıkan adam değil bir maymundu.

   V3 : Bunlar doğuştan maymundur. Satranç oynarken 58 hamle yaptıktan sonra kale ve vezirin ortaya gelme anından sonra rock yapmak isteyen sarışın kız. Türk’lerin ilk başkentleri daha doğudaymış cevabına “Edirne” diyen sarışın kız. Okey oynarken okeyin yaramadığını söyleyerek okeyi atan sarışın kız. Köpeklerin insanlarını Tanrı olarak gördüklerinden öldürülmesi gerektiğini söyleyen sarışın kız ve Dün akşam Mehmet seni aradı cümlesine “Dün akşam?” cevabını veren sarışın kız (Mehmet diye birisini tanımadığı halde cumartesi kelimesine şaşırması acayip). Aslında ilginç olan bu sarışın kızların hepsinin aynı insan olması ve kendisiyle çevresindekileri maymuna dönüştürmesidir.

   Yukarıdaki insanlar evrimi sırf maymunlar şapşal, pis, kötü, ahlaksız, terbiyesiz vs. diyerekten kabul etmiyorlar. Fakat kendilerine baksalar maymunların aslında aşağılanacak bir hayvan olmadığını anlarlar. İnsanlar maymunları beğenmiyorlar ama en üstteki resime baktığınız zaman maymun ilk önce kendisini kurtarmak yerine dostu köpeği kurtarıyor. Şimdi düşünün bakalım köpekleri öldürmek isteyen sarışın kız mı yoksa kendinden önce dostu köpeği düşünen maymun mu bu dünya için daha hayırlı. İnsanlar günden güne Dünya’nın düzenini bozuyorlar. Maymunlar ve diğer canlılarsa bu düzeni sağlamak için uğraşıyorlar. Biz insanlar her şey kendimize göreymiş gibi yaşıyor ve hiçbir şeyi beğenmiyoruz. Evrim her gün gerçekleşiyor. İnsanlar günden güne maymuna dönüşüyorlar fakat farkında değiller… (Kastettiğim maymuna dönüşmek eylemi tamamen mecazidir, maymunları aşağılamak için kullanılmamıştır.)

Etiketler: , , , ,
tarihinde buyurdu Emre Tungur , Genel


Yorumla